• Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Emniyette “paralel yapı” iddialarına ilişkin yürütülen “casusluk” ve “yasa dışı dinleme” soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımıcısı Ali Fuat Yılmazer, sağlık kontrolünden geçirildi.

    Sarıyer Uskumruköy’deki evinde gerçekleştirilen arama çalışmalarının tamamlanmasının ardından gözaltına alınan Yılmazer, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

    Ellerinde kelepçe olduğu görülen Yılmazer, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sivil bir ekip aracıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü.
     

    Tags: , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından Ankara Vilayetler Evi’nde şehit ailelerinin katılımıyla düzenlenen iftara katıldı.

    Erdoğan, iftarda yaptığı konuşmada, anlamlı buluşma vesilesiyle vatanı, milleti ve bayrağı için toprağa düşmüş tüm şehitleri bir kez daha rahmetle, minnetle yad ettiğini belirterek, hepsinin mekanlarının cennet olmasını, hayattaki gazilere de Allah’tan uzun ve hayırlı ömür niyaz ettiğini söyledi.

    “CANLARINI VEREN YİĞİTLERİMİZ İÇİN NE YAPSAK AZDIR”

    “Biz de hükümet olarak şehitlerimizin emanetlerine, gazilerimize devletimizin tüm imkanlarını seferber ederek sahip çıkmanın çabası içinde olduk” diyen Başbakan Erdoğan, “Ay yıldızlı bayrağımızın ilelebet göklerde dalgalanması için bu topraklarda sonsuza kadar özgür bir şekilde, huzurlu şekilde yaşamamız için gözlerini kırpmadan canlarını veren yiğitlerimiz için ne yapsak azdır, bunu biliyoruz. Onların emanetlerine sahip çıkarak, eşlerinin, çocuklarının, anne ve babalarının mağdur olmasına izin vermeyerek, şehitlerimize karşı vefa borcumuzun gereğini yerine getirmek istiyoruz. Hiç kuşkusuz canın bir bedeli yoktur ve olamaz. Her şeyden önce canın sahibi Hazreti Allah’tır. Bize düşen o mübarek canların, o şehitlerin geride bıraktıklarına sahip çıkabilmek, emanetlerine gereken hürmeti ve hizmeti gösterebilmektir” dedi.

    “BİZİM ŞEHİTLERİMİZ SADECE ÜLKEMİZ SINIRLARI İÇİNDE DEĞİLLER”

    Başbakan Erdoğan, ülkede pek çok kesimin şehit ve gazileri dillerinden düşürmediğini, sürekli bunun sözünü ederek istismar ettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

    “Biz ise hep şehit yakınlarımıza ve gazilerimize sahip çıkarak devletimizin ve milletimizin bu kesimlerine vefasını fiilen göstermenin çabası içinde olduk. Biraz önce ifade ettiğim hususlar bizim hayata geçirdiğimiz uygulamalardan sadece bir bölümü. Bunların yanında burada özellikle vurgulamak istediğim bir çalışmamız daha var. Bizim şehitlerimiz sadece ülkemiz sınırları içinde değiller. Dünyanın çok geniş alanına yayılmış şehitliklerimiz var. Biz gittik, dünyanın dört bir yanındaki şehitlerimizin izini bulduk, tespitleri yaptık, projeleri hazırladık ve hepsini de ülkemize yaraşır birer şehitlik olarak imar etmenin, ihya etmenin çabası içinde olduk.”

    Myanmar’da bin 600 şehidin bulunduğu 2 şehitlikte inşaat çalışmalarının başladığını, ancak ülkedeki iç karışıklık sebebiyle çalışmalara ara verildiğini anlatan Erdoğan, “Bu projelerin inşasını TİKA aracılığıyla süratle tamamlamak için çalışmalarımız sürüyor’ dedi.
     

    Tags: , , , ,

  • Genel 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Malatya Beydağı Konaklama Tesislerinde ikamet eden yaklaşık 70 Suriyeli sığınmacıyla iftarda bir araya geldi.

    Gül, brifingin ardından konaklama tesisini gezdi. İncelemelerin ardından iftara katılan Gül, orucunu Suriyeli sığınmacılarla açtı. İftarın ardından konuşan Gül, “Aziz kardeşlerim” hitabında bulunduğu Suriyeli sığınmacılarla ramazan akşamında birlikte iftar açmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    “İSLAM DÜNYASI NEREDEYSE PERİŞAN”

    “Maalesef bu mübarek ramazanda içimiz kan ağlıyor. Bütün İslam dünyası neredeyse perişan. Bildiğimiz şehirler yıkılıyor. Tanıdığımız insanlar katlediliyor. Göz yaşları, kan maalesef bu mübarek ramazanda İslam dünyasının çok üzüntülü bir gerçeği oldu” diyen Gül konuşmasına şöyle devam etti;

    “En tabi hakkınız olan daha çok özgürlük, daha çok hürriyet, kendi ülkenizde başınız dik yaşama arzunuz karşısında çektiğiniz bu çileler, sizlerin karşıya kaldığınız bu acılar, bizleri de derinden üzmekte ve sizin acılarınızı inanın kı bütün Türk milleti derinden hissetmektedir. Tanıdığımız şehirleriniz, Şam’ı, Halep’i, Hama’yı, Humus’u, İdlib’i bütün buraları televizyonlardan harap halini gördükçe inanın ki kendi evlerimiz sanki yangın içinde gibi hissediyoruz. İnanıyoruz ki, bir gün aklıselim hakim olacak ve çekilen çileler bitecektir. Bir taraftan bunun bitmesi Suriye’de tekrar huzurun sağlanması için Türkiye olarak bütün gücümüzle siyasi, diplomatik çalışmaları yapıyor ve inşallah bütün arzumun sizlerin bir gün güvenli şekilde evlerinize dönmenizi temin etmek olacaktır.”

    “İSRAİL SALDIRILARINI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Gül, bölgenin ateş içerisinde olduğunu kaydederek şöyle konuştu:

    “Sadece Suriye değil. Sadece sizin ülkeniz değil, yangın içinde olan. Maalesef Irak’ta olup bitenleri görüyorsunuz. Müslümanlar birbirini öldürüyor. Hepimizin yüreğini dağlıyor. Nereye gideceği bu olayların, kimse tarafından bilinmiyor. Bu mübarek günde düşünün ki ‘Komşusu açken kendisi tok olan bizden değil’ diyen bir dine mensup olanlar olarak, komşuları ateş içerisinde, komşuları zulüm içerisinde, komşuları kan ve göz yaşı içinde olunca bizler kendimizi nasıl iyi hissederiz. İslam dünyası bu şekilde perişan olunca şüphesiz ki Filistin’de Gazze’de yaşanan facialar ve bu saldırıları yapanlar kendilerini çok daha rahat hissetmektedirler. Bunun için son günlerde özellikle Gazze’deki İsrail saldırılarını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırıların durması için de yine Türkiye olarak büyük bir gayret içerisindeyiz.”
     

    Tags: , , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, “Türkiye, kurulan onca tuzağa rağmen nifak tuzağına düşmemiştir. Alevi ve Sünniler birbirlerinin yegane hamileridir” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle Ankara Palas’ta düzenlenen iftarda bir araya geldi. Başbakan Erdoğan, iftarın ardından yaptığı konuşmaya, Hazreti Peygamber, Hazreti Ali, Hazreti Hasan ve Hüseyin başta olmak üzere, Ehli Beyti hürmetle yad ederek başladı. 

    Erdoğan, “Ortadoğu’da kardeşleri Şii ve Sünni diye ayırıp birbirlerine düşürmek isteyenler bu kirli oyunu Türkiye’de de oynamak istediler. Zaman zaman da bu oyunu ısıtıp, Türkiye’de servis etmek derdindeler. Allah’a sonsuz kere hamdolsun ki Türkiye, kurulan onca tuzağa rağmen bu nifak tuzağına düşmemiştir. Allah’ın izniyle de düşmeyecektir. Alevi ve Sünniler birbirlerinin yegane hamileridir” dedi. Erdoğan, “İnanın ülkemizin dışında, Batı dünyasındaki ülkelerin birçoğu ne yazık ki bizi birbirimize düşürmek için her türlü planı, projeyi yapıyorlar” diye konuştu.

    Diyanet İşleri Başkanlığı öncülüğünde İstanbul’da son derece önemli bir uluslararası toplantı gerçekleştirdiklerini ve çeşitli ülkelerden Şii, Sünni İslam alimlerini ve kanaat önderlerini bir araya getirdiklerini anımsatan Erdoğan, üç gün süren toplantıda Şii ve Sünni alimlerle kanaat önderlerinin akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, ayrılıkların sona ermesi için görüşmeler yaptığını söyledi.

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde 40 bin kişinin bulunduğu bir iftara katıldıklarını, burada bölgede bulunan Hristiyan din adamlarıyla Türkiye’deki farklı mezheplerin, grup ve cemaatlerin temsilcileriyle buluştuklarını dile getiren Erdoğan, bugün de ülkedeki Alevi derneklerinin ve vakıflarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldiklerini belirterek, “Soframızın bereketli olmasını, her şeyden önce muhabbetimizi, dostluğumuzu, kardeşliğimizi daha da yüceltmesini Rabbimden niyaz ediyor, katıldığınız için her birinize tek tek bir kez daha şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

    “ZULMÜN RENGİ YOKTUR”

    “Zulmün rengi yoktur, zalimin bir tarafı yoktur” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

    “Zalim zulmederken mazlumlar arasında ayrım yapmaz. Mazlumun rengine, etnik kökenine, diline, dinine, mezhebine göre farklı davranışlar içine girmez. Zalimin meselesi aslında insanladır, aslında canladır. Şu anda Ortadoğu’da devam eden zulümlere lütfen dikkat edelim, zalim Esed sadece kendisinden olmayanlara karşı değil, insana karşı zulüm uyguluyor. Irak’taki terör örgütleri kendilerini bir dine ve bir mezhebe aitmiş gibi gösterseler de aslında ayrım yapmaksızın insanlığa karşı suç işliyor. İsrail, altını çizerek ifade ediyorum, Musevi olduğu için değil, bir terör devleti, bir zalim devlet olduğu için insana karşı en ağır zulmü yapıyor. Bunların hepsinin ortak noktası, aidiyeti her ne olursa olsun insandan, candan, eşrefi mahlukattan nefret ediyor olmalarıdır. Kişi bir kez zulmetmeye başlarsa nerede duracağını bilemez. Zulmünü din ile mezhep ile inançlarıyla meşrulaştırmaya çalışanlar aslında inançlarını kendi kirli zulümleri için bir vasıta olarak kullanan sefillerdir.”

    “AYNI KİTABA İNANANLAR KARDEŞTİR”

    “(Musevi zulmü) diye bir kavramı asla kabul edemeyiz” diyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Zira Musevilik, çocukları, kadınları, masum insanları alçakça öldürmeyi meşru gösteren bir inanç biçimi değildir. ‘İslami terör’ diye bir kavramı asla kabul edemeyiz, zira İslam adı üstünde barış dinidir ve terörle kan dökmeyle can almayla asla yan yana gelemez. ‘Şii terörü’ kavramını kabullenemeyiz, zira Hazreti Hüseyin’in şehit edilmesinin acısını asırlardır yüreğinde taşıyan bir toplum yeni Kerbelalar yaşanmasını asla meşru göremez. ‘Sünni terörü’ kavramını da asla kabul edemeyiz, zira ‘Bir cana kıyan alemlere kıymıştır’ ilkesini yüreğinde taşımak zorunda olan bir topluluktan cana kıymayı meşrulaştırması beklenemez. Zalim zalimdir, zalim bütün inançlarından, dininden, mezhebinden, tüm insani değerlerinden sıyrılmış, kalbinde inanca dair her zerreyi dışarıda bırakmış bir kişidir. Bakınız, Irak’ta üzerine bombaları yerleştirip gidip bir camide namaz kılanların arasında üzerindeki bu bombayı patlatanlar var. Kim buna ‘Şii’ diyebilir, kim buna bırakınız Şii’yi, ‘Müslüman’ diyebilir, hatta bu yaratığa kim ‘İnsan’ diyebilir.

    Aynı şekilde üzerine bombaları yerleştirip gidip türbelerde ibadet edenlerin arasında bu bombaları patlatanlar var, Allah aşkına kim buna ‘Sünni’ diyebilir, kim buna ‘Müslüman’ hatta ‘İnsan’ diyebilir. Peygamber Efendimiz aramızda olsaydı bu insanlık dışı saldırılara müsamaha gösterir miydi? Hazreti Ali Efendimiz, Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin Efendimiz aramızda olsaydı bu katliama göz yumar mıydı? Hazreti Hüseyin’e muhabbet beslediğini iddia edip, her gün yeni Kerbelalar yaşatanlar Hazreti Hüseyin’in izinde olabilir mi? Hazreti Peygamberi sevdiğini iddia edip her gün Yezidleşenler Hazreti Nebi’nin izinde olabilirler mi? Kardeşini katleden, çok açık söylüyorum, bizimle aynı dinden, aynı mezhepten olamaz. Zira kardeşin kardeşe malı, ırzı, özellikle de kanı yani canı haramdır. Aynı kıbleye dönen, aynı peygambere, aynı kitaba inananlar kardeştir. Kardeşlerin Sünni ya da Şii olması, Alevi ya da Hanefi olması birbirlerine birbirlerinin kanını asla helal yapmaz.”

    AA

    Tags: , , , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, İsrail’in Gazze’ye saldırılarının insanlık suçu olduğunu belirterek, “İslam ülkelerinin, Arap dünyasının duruşu sağlıklı olsa, İsrail bütün bunları yapamaz. Yani, ne yazık ki İslam dünyası ve Arap ülkeleri, kendi iç dinamiklerini veya kendi koşullarını değerlendirerek durdukları pozisyon net, güçlü bir tavır şeklini almadı, alamadı, alamıyor. Onun için de Batı, İsrail istediğini yapabiliyor” dedi.

    Müezzinoğlu, Rixsos Otel’de sağlık muhabirleriyle iftarda bir araya geldi ve gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    İktidarları döneminde sağlık alanında yaşanan gelişmelere işaret eden Müezzinoğlu, bu alanda bulundukları noktadan daha iyi seviyeye gelmek için gayretlerini sürdüreceklerini, özellikle yerli ilaç ve tıbbi cihaz alanında önemli gelişmeler yaşanmasını istedikerini dile getirdi.

    Sağlık enstitüleriyle ilgili tasarının eylül veya ekimde kanunlaşmasının beklendiğini bildiren Müezzinoğlu, kurulması planlanan 6 enstitüden kanser ve sağlık akreditasyonuyla ilgili olanları ilk etapta hizmete açmayı planladıklarını söyledi.

    Bakan Müezzinoğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi kurulmasına ilişkin çalışmalarla ilgili de bilgi verdi.

    Bakanlığa bağlı 59 aktif eğitim ve araştırma hastanesi bulunduğunu, üniversitede bu hastanelerdeki uzmanları daha aktif kullanmayı hedeflediklerini anlatan Müezzinoğlu “Buraların eğitim kadrolarının güçlendirilmesiyle Türkiye bir basamak daha ileri gidebilir” dedi.

    Buradaki uzmanların, Türkiye’den eğitim alanında talepte bulunan ülkelerde de değerlendirilebileceğini ifade eden Müezzinoğlu, “Tıp fakültelerinde ciddi araştırmalar yapılıyor ancak çeşitli nedenlerle akamete uğruyor. Biz bunlara destek verip başarılı projelerin ülkemize ve dünyaya kazanım olmasını hedefliyoruz” diye konuştu.

    Müezzinoğlu, Bakanlığın Sağlık Politikaları Kurulunun da yeniden şekilleneceğine değinerek, Kurulun üye yapısındaki düzenlemeyle sağlık gündemine katkı sağlayacak projelerin ortaya çıkmasının beklendiğini aktardı.

    UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE

    Uyuşturucu madde, ”Bonzai”nin yol açtığı ölümlere ilişkin soru üzerine Müezzinoğlu, bu konudaki başlığın “Uyuşturucu madde” olarak konulması gerektiğini belirtti

    Müezzinoğlu, geçen Pazartesi Aile ve Sosyal Politikalar, Adalet, Gençlik ve Spor, Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlarıyla Bakanlığında bir araya geldiklerini, daha sonra konuya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da dahil edildiğini belirterek, konuyla ilgili yetkilendirilen müsteşar yardımcılarını çalışma yaptığını, bu akşam söz konusu bakanlarla tekrar bir araya geleceklerini bildirdi.

    Yeni bir yol haritası ve planlamanın çalışmalarını 10-15 günde bitirmeyi hedeflediklerini belirten Müezzinoğlu, Yeşilay Cemiyeti ve yerel yönetimleri de bu çalışmalara dahil ederek, okul aile birlikleri, aileler ve diğer tüm kesimlerle ortak bir mücedele yürüteceklerini vurguladı.

    Müezzinoğlu, şöyle devam etti:

    “Burada önleyici, koruyucu tedbirleri güçlü alamazsak tedavi ve rehabilitasyon kısmındaki yük her geçen gün artar ve o sorunu bir kördüğüme, döngüye iteriz. Biz önce koruyucu ve önleyici tedbirleri güçlü almanın yol haritasını belirleyip sonra Sağlık Bakanlığı olarak AMATEM’ler, ÇAMATEM’ler, oradaki dinamikleri çok hızlı bir şekilde daha güçlü hale getirmeyi istiyoruz. Daha sonra, 10-15 günlük bir tedaviden sonraki dönem de yine çok hassas rehabilitasyon dönemi. Kişiyi tedavi ettik, koşulları yine aynen devam ediyorsa bir bakıyoruz ki bu sefer bir sarmal döngünün içine giriyor. Dolayısıyla önemli olan, bu maddeyle muhataplığı olabildiğince minimuma indirebilmek. Muhatap olanlara güçlü sahip çıkmak ve yeniden onunla muhataplığını yalnız kanunlarla tedaviyle değil sosyal yaşamın içine onları katabilmek ve uzun süreli onların yanında olabilmek, özgüvenlerini kazandırmak, istihdamlarını sağlamak, meşru yaşamın içine çekebilmekle ilgili güçlü bir yol haritasının üzerinde çalışıyoruz. İnşallah onu da bir bütün olarak ele alıp bir planlama, eylem planı şeklinde kamuoyuna sunmak istiyoruz.”

    Uyuşturucuyla mücadele için haziranda çıkan yasada zayıf noktaların görülmesi halinde, eylül ya da ekim gibi yeni bir düzenlemeye de gidilebileceğini bildiren Bakan Müezzinoğlu, tütünle mücadelede olduğu gibi bu konuda da Türkiye’ye ait bir model oluşturmak istediklerini söyledi.

    Bir başka soru üzerine Müezzinoğlu, sağlık çalışanlarına yıpranma hakkı verilmesiyle ilgili çalışmanın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığıyla sürdürüldüğünü, düzenlemenin bu yıl çıkarılmasının planlandığını ifade etti.

    Müezzinoğlu, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne ilişkin soruya karşılık da bunun ülkenin kazanımı olacağına değinerek, “Buradaki hedef tıp öğrencisi yetiştirmek değil, daha fazla stratejik sorumluluklar ve görevler üstlenmektir” dedi.

    Ramazan sonrası beslenme konusundaki önerilerinin ne olacağına ilişkin soru üzerine ise Müezzinoğlu, bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlanması, ziyaretlerde ikram edilenlerin yarısının tüketilmesi, yemeklerde sulu gıdaların tercih edilmesi, akşam da 19.00-20.00′den sonra yemek yenilmemesi gerektiğini söyledi.

    DUYARSIZLIK ÇİRKİN BİR FOTOĞRAF HALİNİ ALDI

    Müezzinoğlu, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları üzerine Türkiye’nin tutumuna ilişkin bir soruya karşılık, saldırıların kabul edilemeyeceğini söyledi. Gazze’de son 10 gündür yaşananların bir insanlık suçu olduğunu ifade eden Müezzinoğlu, “İnsanlık suçunun açıkça işlendiği bir ortamda öncelikle lanetlemek gerekiyor” diye konuştu.

    Bu konunun iki boyutta ele alınması gerektiğini dile getiren Müezzinoğlu, şöyle konuştu:

    “Bunlardan bir tanesi İslam ülkelerinin, Arap dünyasının duruşu sağlıklı olsa, İsrail bütün bunları yapamaz. Yani, ne yazık ki İslam dünyası ve Arap ülkeleri, kendi iç dinamiklerini veya kendi koşullarını değerlendirerek durdukları pozisyon net, güçlü bir tavır şeklini almadı, alamadı, alamıyor. Onun için de Batı, İsrail istediğini yapabiliyor. Batı, buna seyirci kalıyor veya destek oluyor, ABD de dahil. Bu, savunma hakkı olarak gösteriliyor ama Gazze’deki çocuklar katlediliyor.

    Gerçekten medeni denilen dünyanın, insan hakları anlamında, hak ve adalet anlamında, yaşam hakkı anlamındaki duyarsızlığı çok çirkin bir fotoğraf halini aldı. Haktan, hukuktan, adaletten bahsederken, diğer taraftan da bütün bunların tam tersini yapanın yanında yer alabilmek, açıkçası bugüne ait bir fotoğraf değil.

    Bu fotoğrafı, uzun süredir birçok yerde görüyoruz. O nedenle birinci sorumluluğun bana göre, İslam dünyasına, Arap dünyasına düştüğü kanaatindeyim. Onlar, kendi hesaplarını veya koşullarından ziyade sorumluluklarını merkeze alsalar, belki tüm bu acı tablolar yaşanmayacaktır.”

    Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı olarak doğrudan yurt dışına destek verme durumda olmadıklarının altını çizerek, gerek ilaç gerek tıbbi malzeme gerekse tıbbi cihazların TİKA aracılığıyla sağlandığını söyledi. Her zaman Filistin halkının yanında olduklarını ifade eden Müezzinoğlu, “Ulaşabildiğimiz her koşulu deneyerek, TİKA bunu başarmaya çalışıyor” ifadesini kullandı.

    YERYÜZÜ DOKTORLARI GÜÇLÜ BİR KAMPANYA YAPABİLİR

    “Gazze’ye gönüllü doktor gönderilmesi söz konusu olabilir mi?” yönündeki bir soru üzerine de Müezzinoğlu, sivil toplum örgütlerinin bölgeye gitmek üzere hekimlere çağrı yaparak böyle bir kampanya düzenleyebileceklerini belirtti.

    Müezzinoğlu, “Oraya gidecek doctor sayısının, bizim doktor açığımıza negatif bir etkisi olmaz. Ama sivil toplum örgütleri ve özellikle Yeryüzü Doktorları bu anlamda güçlü bir kampanya yapabilirler ve biz de onlara gönül desteğini veririz” değerlendirmesinde bulundu.

     

    SEÇİMLER İLK TURDA TAMAMLANIR

    Cumhurbaşkanı seçimlerine ilişkin soruya karşılık Müezzinoğlu, seçimin ilk turda sonuçlanacağına inandığını söyledi.

    Müezzinoğlu, şunları kaydetti:

    “İnşallah 11 Ağustos sabahından sonra Türkiye’nin tarihi geleceğinde çok güçlü, yeni bir viraj alınmış olacak. Milli irade adına, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyerek TBMM’nin kuruluşu 23 Nisan 1920 bana göre bu ülke insanının birinci kazanımıdır.

    İkinci kazanımı, çok partili döneme geçtiği zamandır. Çok partili döneme geçişin sorunları olmuştur. Milli iradenin seçtikleri idama götürülmüştür, darbeler yapılmıştır. Bu ülke, bu millet çok ağır bedeller ödemiştir. Ama tüm buna rağmen çok partili dönem bu milletin kaderi ve geleceği adına önemli bir dönüm noktasıdır.”

    Müezzinoğlu, üçüncü dönüm noktasının ise ağustos ayında yapılacak cumhurbaşkanı seçimleri olduğunu ifade ederek, “İlk defa cumhur, kendi elleriyle, kendi vicdanıyla kendi reisini seçecektir. O nedenle Türkiye’nin 11 Ağustos’tan sonraki ufku, vizyonu, dinamizmi , geleceğe bakışı çok daha farklı, çok daha öz güvenli olacaktır” dedi.

    Bu seçimin sıradan olmadığının altını çizen Müezzinoğlu, “Bu seçimleri, milletin kaderi olarak görüyorum. Bu ülkenin ve bu milletin tarihi geleceği adına çok önemli bir dönüm noktası olarak görüyorum. Millet de bunu, sağ duyusuyla aklıyla bunu değerlendirecektir” ifadesini kullandı.  

    Tags: , , , , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    İstanbul’da, aralarında emniyet ve yargı mensuplarının olduğu bildirilen şüphelilere yönelik operasyon başlatıldı. Yasa dışı dinleme, suç uydurma ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla ilgili olarak yaklaşık 200 polis ve yargı mensubu hakkında gözaltı kararı çıkartıldı.

    7 Şubat MİT krizi ile yasadışı dinlemelerle hazırlanan Selam Tevhid örgütü dosyaları kapsamında soruşturmanın yürütüldüğü öğrenildi.

    Dosya kapsamında 17 ve 25 Aralık darbe girişimiyle ilgili deliller bulunduğu belirtiliyor. Bu kapsamda İstanbul başta olmak üzere Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 25 ilde bazı emniyet amirleri ve polislerin evlerinde arama başlatıldı.

    Gözaltına alınanlar arasında dönemin İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Yurt Atayün ve yardımcısı Ömer Köse ile Mali Şube Müdürü Yakup Saygılı ve dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanı Ramazan Akyürek’in bulunduğu belirtiliyor.

    İstanbul’da gözaltına alınan şüpheliler, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildi.

    Operasyonun sürdüğü bildirildi.

    Tags: , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ramazan Bayramı tatiliyle ilgili açıklamalarda bulunarak, bayramın 28 Temmuz’da başlayacağını ve 29-30′unda devam edeceğini hatırlattı.

    Arınç, “Arkada kalan perşembe ve cuma günlerinin idari izinli sayılıp sayılmayacakları konusunda bir beklenti oluşmuştu. Hayır, sayılmayacak bayram 30′u akşamı bitmiş olacak” ifadesini kullandı.

    Arınç, köprüler ve otoyolların bayram boyunca ücretsiz olması konusunda da Bakanlar Kurulu’nda karara varıldığını dile getirerek, uygulamanın 26 Temmuz gece yarısı başlayacağını ve 31 Temmuz Perşembe sabah 07.00’de sona ereceğini belirtti.
     

    Tags: , , , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Genelkurmay Başkanlığı, Şanlıurfa’da 2 askerin şehit olduğu, bir askerin de ağır yaralandığı çatışmaya ilişkin açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Çatışmada en az 6 PYD/PKK mensubu teröristin öldüğü değerlendirilmektedir” denildi.

    Açıklamada, Şanlıurfa Ceylanpınar’da sınırın Suriye tarafından Türkiye istikametine yasa dışı geçiş teşebbüsünde bulunan gruba “Dur” ikazında bulunulduğu, ikaza uymayan şahıslar tarafından, nöbetçilere ateş açıldığı hatırlatıldı.

    Açılan ateş sonucunda yaralanan askerler Adem DÖĞÜŞĞEN ile Berat SAĞIRKAYA’nın şehit olduğu, Yiğit ŞAHAN’ın da ağır yaralandığı açıklandı.

     

    Tags: , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Valilikten yapılan açıklamada, örgüt içerisinde faaliyet yürütmekte olan 8 kişinin kaçarak Habur Kara Hudut Kapısı Emniyet Amirliği’ne teslim oldukları belirtildi.

    Açıklamada, teslim olan şahıslarla ilgili işlemlerin adli makamlarca yürütüldüğü ifade edilerek, 21 Mart 2013 – 22 Temmuz 2014 tarihlerinde örgütten kaçarak Habur Kara Hudut Kapısı Emniyet Amirliği’ne teslim olan şahısların sayısının 224′e ulaştığı kaydedildi.

    Tags: , , , ,

  • Uncategorized 23.07.2014 Yorumlar Kapalı

    izmir escort bayan

    Emniyette “paralel yapı” iddialarına ilişkin yürütülen “casusluk” ve “yasa dışı dinleme” soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımıcısı Ali Fuat Yılmazer, sağlık kontrolünden geçirildi.

    Sarıyer Uskumruköy’deki evinde gerçekleştirilen arama çalışmalarının tamamlanmasının ardından gözaltına alınan Yılmazer, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi.

    Ellerinde kelepçe olduğu görülen Yılmazer, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra sivil bir ekip aracıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki yerleşkesine götürüldü.
     

    Tags: , , , ,